Simgesel görselABD ve Suudi Arabistan sivil nükleer iş birliğinde anlaştı; PIF, ABD ile 15 milyar dolarlık finansman anlaşması imzaladı
🔥 2 kaynak
ABD Başkanı, İran'ı nükleer silah üretmemesi yönünde baskı yapmayı sürdürürken Suudi Arabistan ile sivil bir nükleer anlaşma duyurdu. Buna paralel olarak Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), ABD İhracat-İthalat Bankası ile 15 milyar dolara varan bir çerçeve anlaşma imzaladı; ayrıca Dünya Bankası'nın iki özel sektör koluyla 9,5 milyar dolara varan ek anlaşmalar yapıldı. İki gelişme birlikte, Washington ile Riyad arasında daha derin bir mali ve teknolojik yakınlaşmaya işaret ediyor.
Iran Saudi-Arabien Vereinigte StaatenInternational Finance CorporationPublic Investment FundUS Export-Import BankWorld Bank
US and Saudi Arabia seal nuclear cooperation deal and $15bn finance pact
Ne oldu
Mevcut iki haber de iki bölümlü bir paketin ana hatları konusunda hemfikir. Siyasi cephede, ABD yönetimi Suudi Arabistan ile bir nükleer anlaşma duyurdu; The Guardian'a göre bu, Washington tarafından önemli bir adım olarak sunuluyor ve Tahran'ın nükleer silah geliştirmesini önlemeye yönelik sürmekte olan ABD çabalarıyla birlikte yürütülüyor. Bu anlaşmanın ayrıntılı şartları burada bulunan materyalde yer almıyor; içeriğinin ne olduğu ve Washington'da siyasi olarak nasıl ele alınacağı, The Guardian tarafından yalnızca bir tartışma ve olası itiraz konusu olarak tarif ediliyor. Mali cephede ayrıntılar daha nettir. Suudi Kamu Yatırım Fonu, cuma günü ABD İhracat-İthalat Bankası ile 15 milyar dolara varan bir anlaşma imzaladığını açıkladı. PIF'e göre anlaşma, uygun PIF portföy şirketlerinin ABD mal ve hizmeti satın almasına imkân tanıyan uzun vadeli bir finansman çerçevesi oluşturuyor ve ileri teknoloji, uzay ve havacılık, altyapı, geleceğin ulaşımı, su ve madenler alanlarında iş birliğini kapsıyor. Fon, Amerika Birleşik Devletleri'nin 2017'den bu yana toplam 65 milyar dolarlık tedarikle en büyük uluslararası pazarı olmaya devam ettiğini belirtti. Aynı süreçte PIF, Dünya Bankası'nın iki özel sektör koluyla toplam 9,5 milyar dolara varan anlaşmalar duyurdu: altyapı, enerji, ulaşım, turizm ve sağlık alanlarında ortak finansman için Uluslararası Finans Kurumu ile 6 milyar dolar ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika genelinde PIF portföy şirketleri için finansmana imkân tanıyacak garantileri araştırmak üzere Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı ile 3,5 milyar dolar.
Taraflar
Doğrudan taraf olan iki ülke, birbiriyle çelişmek yerine paketi farklı üsluplarla anlatıyor. Washington, The Guardian'ın aktardığına göre nükleer bileşeni Riyad'a sunduğu bir kazanım olarak, İran'ı bir silahtan uzak tutmayı hedefleyen daha geniş bir yayılmayı önleme politikası çerçevesinde sunuyor. Riyad ise PIF aracılığıyla konuşarak kendi tarafını neredeyse tamamen ekonomik terimlerle çerçeveliyor: anlaşmalar, fonun kendi açıklamalarında nükleer boyuta hiç değinilmeden finansman, tedarik ve sanayi gelişimi için araçlar olarak tanımlanıyor. Muhatap taraf olan MIGA ise PIF ile ortaklığının, uluslararası yatırımcıları çekerek ve üye ülkelerinde istihdam yaratan projeleri destekleyerek Vizyon 2030'un merkezi motorlarından biri olarak nitelediği unsuru desteklemeyi amaçladığını söyledi. Mevcut kaynaklarda İran'a ait bir açıklama yer almıyor, dolayısıyla Tahran'ın nükleer anlaşmayı nasıl yorumladığı burada belgelenmiyor.
Dışarıdan bakış
İki hükümet dışındaki haberler de aynı çizgide ayrışıyor. Devlete bağlı Emirlik kaynağı The National, olayı bir iş dünyası haberi olarak ele alıyor: rakamları, sektörleri ve fonun ABD'deki maruziyetini sıralıyor; PIF'in ABD hisse portföyünün, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na sunulan bir bildirime göre mayısta 12 milyar dolara gerilediğini, aralıkta 12,9 milyar dolar olduğunu, Claritev, Electronic Arts, Lucid Group ve Uber'de hisseleri bulunduğunu belirtiyor. Nükleer anlaşmadan hiç söz etmiyor. Sol-liberal İngiliz The Guardian ise nükleer boyutu öne çıkararak Riyad ile yapılan anlaşmanın arkasındaki itici gücün ne olduğunu ve bunun hem ABD içinde hem de Körfez genelinde nasıl karşılanacağını sorguluyor.
Yeni olan ne
Somut yeni adım imzanın kendisi: PIF-Exim çerçeve anlaşması cuma günü imzalanarak ABD-Suudi ekonomik ilişkisini açıklanan niyetten belgeli bir finansman aracına taşıdı; bu, ayrıca duyurulan Dünya Bankası anlaşmalarıyla birlikte gerçekleşti. Nükleer anlaşma da benzer şekilde yeni uygulanmaya başlamış değil, yeni duyurulmuş durumda; kaynaklar bir duyuruyu ve buna gösterilen siyasi tepkiyi anlatıyor, onay ya da inşa sürecini değil. Mayıs ayı için bildirilen daha düşük ABD hisse rakamı da yeni taahhütlerin yönüne ters düşüyor; fon, tedarik ve proje finansmanını genişletirken listelenmiş ABD varlıklarını azalttığını gösteriyor.
Sırada ne olabilir
Bir olasılık, finansman çerçevesinin tasarlandığı gibi kullanılması; PIF portföy şirketlerinin, belirtilen sektörlerde ABD mal ve hizmeti satın almak için Exim destekli krediden yararlanması, bunun da 2017'den bu yana kaydedilen 65 milyar dolarlık Suudi tedarikini artırması ve Dünya Bankası kollarını garantiler ve ortak finansman yoluyla MENA projelerine çekmesi olabilir. İkinci bir yol Washington'ın kendi kurumlarından geçiyor: The Guardian, nükleer anlaşmanın karşılaşabileceği siyasi zorluklara işaret ediyor; Kongre'deki savunma ve dış politika şartlarına yönelik inceleme, uygulamayı yavaşlatabilir, koşullara bağlayabilir ya da yeniden şekillendirebilir. Üçüncü bir husus bölgesel okumayla ilgili: nükleer hattın Tahran'a yönelik baskıyla aynı anda ilerletilmesi nedeniyle, bölgedeki diğer devletler anlaşmanın zenginleştirme ve güvence koşullarını kendi konumlarıyla kıyaslayabilir; ancak mevcut kaynaklarda böyle bir tepki belgelenmiyor.
United States
Vereinigte Staaten
Presents the nuclear agreement as a landmark deal for Riyadh and part of a wider effort to stop Iran from obtaining a weapon.
Saudi Arabia
Saudi-Arabien
Describes the package in economic terms, as financing and procurement infrastructure serving Vision 2030.
Ayrıca dahil olanlar
Iran
Okumaya değer
Kaynaklar